Önceki haftasonu Hamburg’ta mülteci kadınların konferansı gerçekleştirildi. Konferansa, Afganistan’dan, Mısır’dan, Cezayir’den, Etiyopya’dan, Brezilya’dan, Almanya’dan, Fildişi Sahili’nden, Fransa’dan, Gambiya’dan, Gine’den, Hin-distan’dan, İran’dan, Kamerun’dan, Kenya’dan, Kongo’dan, Kosova’dan, Kürdistan’dan, Mali’den, Makedonya’dan, Meksika’dan, Nijerya’dan, Pakistan’dan, Rusya’dan, Sırbistan’dan, Sudan’dan, Suriye’den, Togo’dan, Türkiye’den ve Uganda’dan 130’un üzerinde mülteci kadın katıldı. Konferans, Cumartesi günü, her kadının, ismini, geldiği ülkeyi ve Almanya’da yaşadığı şehri söyleyip birer dünya ve Almanya haritasında bir bayrak ile işaretlediği etkili tanıtım kısmından sonra mülteci ve göçmen kadınlar tarafından "Bu konferans neden şimdi yapılıyor?" ve "Kadınlar neden iltica eder?" konuları üzerine çeşitli başlangıç sunumları ve Dağistanlı genç bir kadının, Almanya’da oturum hakkı ve bağımsız bir yaşam için verdiği mücadeleyi ele alan çok kişisel bir hikaye ile devam etti.
Lampedusa'nın İtalya'da bir ada olduğunu ve bu adada mültecileri tuttuklarını daha önce yazmıştık. Lampedüsa adasıyla ilgili gene aynı isimli bir film gösterimi yapmıştık burada. Ayrıca İtalya'dan bir devrimci müzik grubu gelip, bizim direniş çadırlarımızda konser vermişlerdi. Bu etkinliklere kalabalık bir katılım olmuştu.
Rosa Lüxemburg ve Karl Liebnecht, Alman proletaryasının öncü kadrolarındandı. Onlar kapitalist emperyalizme karşı mücadele etmenin yanında sol içinde de ulusalcı ve savaşı destekleyen politikalara karşı mücadele bayrağı açmışlardı. Bu nedenlerden dolayı burjuvazi onları katletmişti.
Almanya'da kapitalizme emperyalizme karşı mücadele ederken katledilen Rosa Lüksemburg, Karl Liebnecht ve bir kaç gün önce Fransa'da katledilen Sakine Cansızları andık.
Önceden hazırladığımız gibi, bu gün saat 11'de bir basın konferansı düzenledik. Konferansı, toplantı çadırımızda yaptık. Bir çok medya mensubu konferansa katılmışlardı. Önceden hazırladığımız bildiriyi İngilizce olarak okuduk. Bunun ardından basın mensuplarının sordukları soruları yanıtladık. Basın mensupları daha çok gelecekle ilgili planlarımızı sordular.
Berlin Oranienpaltz'daki direniş çadırlarımızın bulunduğu alanın tam karşısına, yeni yıl dolayısıyla sanatsal figürler yerleştirildi. Mahallede yaşayan insanlar tarafından yapıldı bu. Ağaçtan yapılmış figürler direniş alanına güzel bir görünüm kazandırdı.