No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

Gerstungen ve Gangloffsömmern Tecrit Yurtlarına Delegasyon Ziyareti

NRW-Wuppertal Karavan iletişim ağından gönderilen bir delegasyonun iki günlük gezisi üzerine rapor

Bericht in english, report in english

Mültecilerin ve Göçmenlerin hakları için Karavan-Wuppertal’den bir delegasyon olarak, Jena’dan THE VOICE Refugee Forums ve Apolda’dan bazı mülteciler ile beraber 27 ve 28 Haziran’da Thüringen’deki Gerstungen ve Gangloffsömmern’de bulunan tecrit yurtlarını gözlemlemeye gittik. Bu ziyaret, Thüringen’daki bir dizi tecrit kampı ziyaretinin ilkidir ve Eylül 2009’da Jena’de (Thüringen) yer alacak olan “Beraberce sömürgecilik haksızlığının Almanya’da sürdürülmesine karşı” başlıklı etkinlik konferansına kadar sürecektir. Aşağıda, bu ilk ziyarette yaşadıklarımızı belgeliyoruz.

Gerstungen’a Varış

27 Haziran’da saat 16:30’a doğru Jena’dan, iki tecrit yurdundan mülteci aktivistler ile beraber Gerstungen’a gitmek için Apolda’ya doğru yola çıktık. Gerstungen Thüringen’in batısında A4 otoyolu üzerinde, Wartburg ilçesindeki Werratal’da bulunur. Otoban Eisenach’tan sonra Thüringen ve Hessen arasındaki sınırı oluşturur. Otobanda bir trafik işareti Thüringen’in bittiğini belirttikten kısa bir süre sonra Gerstungen çıkışına geldik. Otobandan çıkıp Untersuhl’a ulaştık. Untersuhl, Gerstungen’in komşusu olan küçük bir köy. Diğer komşu köy Obersuhl, birkaç yüz metre daha batıda ve Hessen’da.

Untersuhl’da köy kenarındaki sokaklardan birisine sapıp yurda ulaştık. Bina uzaktan daha önce gördüğümüz başka kamplara benziyordu: sefil, çanak anten ile kaplı, antenler dışarıya açılan az kapılardan birisi. Girişte oturan bir kapıcı aramızdan birinin kimliğini görmek istedi. Bir tanıdık kimliğini gösterdi, ismi not edildikten sonra avluya girdik. Binanın önünde yaklaşık on kedi vardı, hepsi mutfağa dönük oturmuş, belki fırlatılacak bir lokma yemek bekliyorlardı. Evin arkasında bir sıra garaj vardı. Eski ve şimdiki oturanların birçoğu garaj kapılarına çeşitli dillerde yazılar yazmışlar. “Herkes aralıktan güldüğümü görüyor”, herhalde genç bir insanın kamp yaşamının yalnızlığından dışarıya çığlığı.

Evin giriş kısmında yasakları öğrendik. Tren raylarına çıkmak yasak. Bu yasağı polis koymuş ve tehlikeliymiş ve üstelik para cezası varmış. Ayrıca Gerstungen’de yoklama yapıldığını öğrendik: “Bir sonraki para dağıtımında sorun çıkmaması için günde bir defa nöbete gelip yoklama veriyorlar. İki yasak da Almanca, İngilizce ve Fransızca’ya çevrilmiş. Sakinlerin verdiği bilgiye göre yurtta yaklaşık 80 kişi yaşıyor. Bizim görüştüklerimiz Afganistan, Azerbeycan, Irak, İran, Sierra Leone, Suriye’den geliyordu. Neredeyse hiç birisi batı Avrupa dillerini konuşmuyordu. Duvarlara asılı duyurulardan sağlık hizmetleri üzerine birçok şey öğrendik. Herkes doktor viziteleri için yol parasının belli bir kısmını kendi ödemek zorunda. Bu ayda kişi başı 6,71 Euro tutabilir. Doktor vizitesini belgelemek için gerekli formlara ihtiyaç var. Tüm taşıt biletleri vesaire sosyal daireye gösterilmeli. Uzman doktorlar için sosyal daireden ayrıca bir muayene belgesinin alınması gerekli.

Sonra zemin kattaki mutfağa girdik. Üç Azeri ve birkaç İranlı mülteci yemek pişiriyordu. Mutfağın sol tarafında üç lavabo var, bulaşıkların kurumaları için bırakılabilecekleri bir alan yok. Sağ tarafta ocaklar duruyor. Duvarlar ıssız, ve yirminci yüzyılın başından kalma rüküş limonata reklamları bu tabloyu güzelleştirmeye yetmiyordu.

Azeri bir mültecinin odasında oturduk, kendisiyle ve birkaç başka kişiyle konuştuk. Yoklamalar günlük. Eğer birisi iki haftadan fazla yurtta kalmazsa atılıyor. Yurttaki hemen hemen herkes 126 euro tutarında kuponlar alıyor. Birçoğu nakit para almıyor. Wartburg ilçesinin yabancılar dairesi Bad Salzungen’de, yani Untersuhl’un yaklaşık 30 km güneyinde, sadece yol parası 6 euro tutuyor. Tahammüller genelde 6 ay süreyle tanzim ediliyor.

Oturum zorunluluğu ile serbestliğin kısıtlanması

Azeri mültecilerden birisi bize çocuğunu ziyaret etmek istediğini ama yabancılar dairesinin bunu ona oturum zorunluluğu yüzünden yasakladığını anlattı. Yurdun iki sosyal yardım uzmanından birisi problemi açıklamak için yabancılar dairesini aradığında Wartburg ilçesi yabancılar dairesi ona “çocuğunun olup olmaması umurumda bile değil, ne de olsa sınırdışı edilecek.” demiş. Başka iki genç Azeri, Obersuhl’da Rewe’ya alışverişe gittiklerini anlattılar. Orada süpermarketin önünde polis tarafından kontrol edilmişler. Şimdi muhtemelen ikisi de 40 euroluk bir cezaya çarptırılacak. İkisi de Eisenach Polisi’nden bir mektup almışlar. Daha sonra aile babası Suriyeli bir Kürt, oturum zorunluluğu yüzünden iki defa para cezasına çarptırıldığını anlattı. İlk defasında 40 euro, ikinci defasında 95 euro. Oturum zorunluluğu Gestrungen’deki ana problemlerden biri. Gerstrungen Untersuhl hemen Hessen sınırında bulunduğu için yurttaki mülteciler kuzeye, batıya ve güneye doğru yaklaşık 1000 metrelik bir hareket alanına sahipler. Kuzeyde A4 otoyolu, güneyde geçmeleri yasak olan tren rayları var. Böylece sadece Untersuhl, Gerstrungen’a ve doğuya gidebiliyorlar. Birleşik, sınırsız bir Avrupa’da küçük bir ilçede bu tarz sınırlamaların getirilmesi özellikle saçma ve bu durum Avrupa’da resmi olarak iki sınıf insanın bulunduğunu açıklığa kavuşturmakta; bazıları için sınırlar kaldırılmıştır ve diğerleri için her ilçe bir engel olabilir ve özgürlüklerini sınırlayabilir. Felix Otto insanlık hakkı olan hareket serbestliği için şu anda Thürungen’de hapishanede bulunuyor.

Oturum zorunluluğu Untersuhl’daki mülteciler için özgürlüklerinin sınırlanması dışında başka maddi, sıhhi ve burada kalmalarını tehlikeye sokabilecek sonuçlar doğurmakta. Obersuhl’a alışveriş yapmaya gidemedikleri için bazen toplu taşım araçlarıyla komşu köylere gitmek zorundalar ve bunun için kendilerine aylık olarak verilen paradan 4 euro daha fazla ödemek zorundalar. Gerstungen’deki dişçi mültecileri muayene etmeyi reddediyor çünkü sosyal daire onların muayenesi için yeterli para ödemiyormuş. Gerstungen ve Untersuhl’da, mültecilerin başvurabilecekleri danışma büroları yok.

İkinci kattaki aileler ve bekarlarla konuştuk. Azeri bir kadın sınırdışı edilme tehlikesi içinde olduğunu anlattı. Burada, sabahın köründe birçok kişinin sınırdışı edildiğine şahit olmuş ve kendisini de sınırdışı etmelerinden korkuyormuş. Kocası yurtta ölmüş. Şimdi tek başına iki çocuğuyla beraber orada yaşıyormuş. Azerbaycan’da tek başına nasıl geçineceğini bilmiyormuş.

Suriyeli Kürt bir aile ile konuştuk. Aile, anne baba ve dört çocuktan oluşuyor. Yedi yıldır Almanya’da yaşıyorlar. Aslında bu yurttan hemen çıkmak istiyorlar. 20 yaşındaki kızları burada kalbinin karardığını söylüyor. Oğulları 19 ve 17 yaşlarında. En genç çocukları 7 yaşında. Aile bu odalarda daralıyormuş. En büyük kardeşler bir odayı paylaşıyor. Kız ve erkek kardeşler birbirlerinin özel hayatlarına karışmamak için düzenlemeler yapmak zorundalar. Oğullardan birisinin, muayene eden doktora göre, yurt hayatından kaynaklanan bir hastalığı var. Okulda dikkat çekmemek için okuldan önce her sabah duş alması gerekiyormuş ama saat sabahın altısında yurtta sıcak su akmıyor. Büyük kız, kendisini genç bir kadın olarak yurttaki bekar erkeklerin arasında rahat hissetmiyor. Banyoya gittiğinde annesi ona eşlik ediyor. Tüm çocuklar bir mülteci için düzenlenen polis harekatına şahit olmak zorunda kalmışlar. 300’den fazla polis gelmiş, havada helikopterler dönüyormuş ve tüm odalar aranmış. Çocuklar ve başkaları da bu olayın travmasını hâlâ yaşıyorlar.

Başka bir yere yerleştirilme uğraşılarının hepsi boşa çıkmış çünkü aile yabancılar dairesine pasaportlarını göstermiyormuş. Görünüşe göre Suriye’de Kürtler’in haklarının olmaması, bir doğum belgesi bile alamamaları makamları ilgilendirmiyor. Suriye hükümetiyle yapılan sınırdışı anlaşmasından sonra Almanya daha çok Suriyeli’yi Suriye’ye geri göndermeye başladı.

Genç Azeriler ve Suriyeli Kürt aile yemek pişirmişti. Başka yurt sakinleriyle beraber bir odada oturup yemek yedik. Muhabbet edip birbirimizle tanıştık. Beraberce yemek yedikten sonra geceyarısından sonra Untersuhl, Gerstungen’i terk edip Apolda ve Jena yönüne doğru yola çıktık, içimizde bir huzursuzluk vardı. Bu, bizi her gün hareket etmeye iten aynı his. Dünyanın neresinde olursa olsun, her gün etrafımızda gerçekleşen haksızlık bizi huzursuz ediyor... İnandıklarımız ve öfkemiz güçleniyor ve bizi, bizi daraltan, sınırlayan, bize zarar veren her şeyi yoketmeye, insanlar tarafından insanlar için kurulan bir dünya kurmak için değiştirmeye itiyor. Soyut bir pazar tarafından bize ne yapacağımızın söylenmediği, başkalarının çıkarları için ülkelere ve sınırlara, dinlere ve cinsiyetlere göre bölünmediğimiz bir dünya.

Gangloffsömmern ziyareti

28 Haziran Pazar günü öğleden önce Jena’dan, Apolda’lı arkadaşlarla Gangloffsömmern’e gitmek için Apolda’ya gittik. Gangloffsömmern Thüringen’in Sömmerda ilçesinde bir köy, Straußfurt cemaatine bağlı. Belde, muhteşem güzellikte bir doğa içinde kurulu olan küçük, şirin evlerden oluşuyor. Bu güzel yaz gününde yurdu aradık. Nihayet sokağı bulduk ve ana yoldan bu sokağa saptık. Çok güzel olan ilk ev sırasının arkasında büyük, yıllardan beri onarılmamış, harap bina saklanıyordu. THE VOICE’tan bir arkadaş “Köyün orta yerinde geto böyle olur işte!” şeklinde isabetli bir yorum yaptı. Avluya girdik ve orada bizi bir adam bekliyordu. Irak’lı bir Kürt. Başkaları da avluya çıktı ve Gangolffsömmern’deki hayat üzerine konuşmaya başladık.

Biz konuşurken binadan üç Kürt mülteci daha çıktı ve biz selam verip kendimizi tanıttıktan sonra avluda dolanmaya başladılar. Sanki hapishanede havalandırmaya çıkan tutuklularmış izlenimini veriyorlardı.
Yurtta 20’den fazla mülteci yaşıyor. Azerbeycan, Irak, İran, Çeçenistan ve Vietnam’dan geliyorlar. Çoğu bekar erkekler ama çocuklarıyla beraber burada yaşayan iki kadın da var.

“Burada insan kafayı yer!” daha kısa bir süredir burada yaşayan bir Kürt’ün yorumu. Gangloffsömmern’de de mülteciler kupon ve 10 ila 40 euro arasında nakit para alıyorlar. Ama köyde alışveriş imkanı yok. En yakın süpermarket Straußfurt’ta. Oraya bilet 2 euro tutuyor, yani her alışverişe 4 euro yol parası eklenmek zorunda. Bu bazı insanlar için ilk bakışta fazla para gibi gelmeyebilir ama aylık verilen 120 veya 130 euro parada her euronun ayrı değeri var. Gangloffsömmern’de odalar iki ila üç kişilik. Mülteciler çok fazla alışveriş birden yapamıyorlar, yoksa odadaki tek buzdolabında yer kalmıyor.

Köyde ne sosyal yardım uzmanı ne de kiliseye bağlı hayır kurumları veya danışma büroları var. Yabancılar dairesi Sömmerda ilinde. Oraya da biletler 2 euro tutuyor. Daire memurları çok aşağılayıcıymış. Mültecilerle konuşmuyorlar. Doktorlar Straußfurt’ta, sosyal daire Sömmerda’da.
Gangloffsömmern’deki en büyük sorun yalnızlık. Freienbessingen’den tanıdığımız İranlı genç bir mülteci “Freienbessingen buradan daha iyiydi. Orada hepimiz bir aileydik” dedi. Freienbessingen bir köyün dışında yer alan bir ormanın ortasında eski bir kışla idi. Burada köyün ortasında insanlar daha yalnız. “İnsanlara selam veriyorum ama bana geri selam vermiyorlar. Artık boşverdim.” dedi. Bize, bir kere intihar etmek istedigini anlattı. Pamella, artık Hamburg’ta yaşayan Kamerunlu bir kadın, bunu görüp, ona “Neden bunu yapıyorsun? Başından o kadar çok şey geçti, kendini öldürürsen hayatını tümüyle atmış olursun. Bırak, yapma” demiş. Bize tecritte Almanca’sını geliştirmek için genelde hep Almanca televizyon izlediğini ama şu anda İran’daki olaylar ona çok dokunduğu için sadece İran kanallarını izlediğini anlattı.

Kürt mülteci bize Eisenach’a, Caritas’a geri dönmek istediğini söyledi. Ama oturum zorunluluğu yüzünden oraya gidemiyormuş. Bir keresinde Sömmerda’ya gitmiş, dönüşte son otobüsü kaçırmış ve Gangloffsömmern’e dönememiş. Yerel tren ağı üzerinden Gangloffsömmern’e dönmek için Eisenach’a giden trene binmiş. Ama Eisenach’ta polis kontrolüne yakalanmış ve oturum zorunluluğu yasasını çiğnemekten 123 euro para cezasına çarptırılmış. “Yaşamak için çok paramız yok!” dedi “Ama daha kötüsü bizi buraya hapsetmeleri. Irak’taki akrabalarla konuşmak için telefon kartı alamıyorum!” Uluslararası ucuz telefon görüşmeleri için telefon kartları sadece Eisenach’ta satılıyor. “Buraya yemek yemek ve uyumak için mi geldim sanıyorsunuz? Bizim Irak’ta insan olmadığımızı ve başka sorunlarımızın olmadığını mı sanıyorsunuz?” Sözlerinden öfke akıyordu. O ve diğerleri “Buraya haysiyeti olan insan olarak giriyorsun ve fazla uzun kalırsan bambaşka bir insan oluyorsun” diyorlar.

Biraz daha ondan bundan konuştuk, İran’lı mültecinin sınırdışı edilmesi tehlikesinden, Freienbessingen’deki tanıdıklardan ve sonra vedalaştık. Biz Wuppertal’e doğru ve THE VOICE Apolda ve Jena’ya doğru yola çıktık. Yola çıkmadan önce karşılıklı telefon numaralarımızı aldık. Sorunlar üzerine konuşmak ve çözümler bulmak için görüşmeye karar verdik.

Dönüş yolunda tecrit yurduna duyduğumuz öfke çok büyüktü. İnsanların küçük düşürülmesi ve yıpratılması üzerine konuştuk ve entegrasyon ve insan hakları üzerine yapılan büyük konuşmalar bize şaka gibi geldi. Mesafenin büyüklüğüne rağmen başka insanların da bu insanların sistematik olarak nasıl harap edildiklerine tanık olmak için bu insanları ziyaret etme zahmetine girmelerini isterdik. Bu toplumda daha çok insanın birbiriyle ilgilenmesini ve burada aşağılanan, insanlıklarından çıkarılan, ve yalnız bırakılan insanlarla dayanışma köprüleri kurmasını isterdik.

Kervan Festivali: 4 Kasım’da Jena’da yapılacak birinci bölgesel toplantıya çağrı

Language: 
Campaign: 
Local group: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate